yaptıklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaptıklarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Haziran 2011 Salı

geç kalmış doğum günü postu

not: bol resimli bir post (umarım sıkılmazsınız)


1 haziran bizim doğum günümüzdü,
aslında hiç doğum günü falan yapmak istemedim ''benim için angaryadan başka bişey değil'' diye düşündüm
zaten burdaki  pastayı yapmıştım, kendi aramızda kutlamıştık (en kısa zamanda onuda paylaşıcam)
tekrarınada gerek yok  derken eşim çocukları çağırıp yeniden yapalım diyince böyle bir doğum günümüz oldu


şeker hamurundan yaptığım kurabiyeler... çoğu şeker hamurlu kalanı sade ve en çok beğenilen ilgi gören bu oldu sanırım çocukların daha önce görmedikleri bişeydi ve tarzıylada fark yarattı çubuklu mubuklu...


güzel olunca çift çift koydum resimleri  :)


bunlarda muffinlerim pek istediğim gibi olmadı ama çikolata sosla süsleyince bişeye benzediler:)


yaş pastayı yakından çekmeyi unutmuşum ama uzaktanda gayet güzel görünüyorlar


ve işte furkan mertin doğum gününü kutlamaya gelen abiler birde ablamız var




oğluşumun paspallığına bakmayın yeni uyanmıştı bende müdahale etmedim,bu arada babayla mum üflüyoruz

ve işte şaşkınlıktan sağa sola bakan oğluş''acaba ne oluyor'' diye sürekli bakındı durdu garibim


işte böyle bir doğum günümüz oldu maksat adet yerini bulsun...

son zamanlarda hiç yazasım yok nedenini bilmiyorum bloga her gün bakıyorum ama yazasım yok 

dolunaycım beni en iyi sen anlarsın:) bu arada yokluğumu fark ettiğin içinde ayrıca teşekkürler


29 Mayıs 2011 Pazar

1.yaş pastası

 uzun zamandır  oğlumun doğum günü için ne yapsam diye düşünüyordum,bloglarda pek çok arkadaşımın şeker hamurundan yaptıkları pasta beni heveslendirsede sonuç hayal kırıklığı oldu,dalamanda hiç bir yerde şeker hamuru yok sormadığım pastane kalmadı ancak izmir yada istanbulda bulabilirmişim öyle dediler ne yapsam ne yapsam diye bloglarda dolaşırken bimde satılan marshmallowlu şekerlede yapılacağını öğrendim ve 2 gün onunla uğraştım,acaba olur mu olmaz mı diye microdalgada erittim soğuttum punra şekeri nişasta derken ilmini kaptım,ve bu pastayı yaptım,oğluşa pembe olmaz diyebilirsiniz,ama başka renk olmayınca buda güzel görünüyor olsa mavili arabalı pasta yapmak istiyordum ama şartlar elvermeyince bunada şükür dedim
ben bunu yaparken çok yoruldum mutfağa öğle 12 de girmiştim 5buçukta çıkabildim,şeker hamurum  hazır olsa belki bu kadar yorulmazdım ama kendim yapıp ölçüyü kıvamı bilmeyince çok yorucu oluyor,ilk denemeye rağmen kendimi gayet başarılı buldum,sizce nasıl?
oğlumun doğum günü çarşamba günü yani 1 haziran ama ben tekrarını yapamıcağım,çok zorlandığım için dün akşam kutladık,bu sefer böyle olsun dedim....
sevgiler

4 Mayıs 2011 Çarşamba

sonunda bitti...

iki gündür harıl harıl temizlik yapıyorum,biraz önce bitti,nasıl sevindim anlatamam,sobayı kaldırdım tüm perdeleri yıkadım,halıları halı yıkamacıya gönderdim,dipli kşeli temizlik yaptım ve bitti artık içim rahat,yeni halı almıştım ama ortada soba olduğu için açmamıştım dün serdim sermemle toplamam bir oldu her yer toz oldu halıdan, oğluşun zaten bronşiti var benimkide ne bulsa ağzına götürüyor üstündeki toz yumaklarını bile soktu ağzına,baktık olmıcak hemen toplayıp daha 1 gün kullandığım halıyı yıkamacıya verdik inşallah yıkamanın faydası olur.
resimdeki çiçekleri bir ara yapmıştım yayınlamak bu güne kısmetmiş,nerde kullanacağımı bilemedim,birazda kötü olmuşlar sanırım bir tanesinide pullu denedim ama yinede pek hoş olmadılar heralde


bazen öyle bir ilham geliyor ki yapıyım yapıyım diyorum oğlandan fırsat olmuyor içimde kalıyor bazende oturup saçma sapan şeyler yapıyorum ne biliyim hayat tuhaf işte birini bulsan öteki olmaz ötekini bulsan berisi eksik kalır.


dolunayın blogunda okuduklarımdan sonra karar verdim artık can yücel okucam belki biraz kendi içimde yolumu bulurum.ilk hangi kitaptan başlayım tavsiyesi olan varmı

2 Mayıs 2011 Pazartesi

hafta sonu keyfi


günaydın sevgili blogcum,bugün yepyeni resimler var benim behçemin değişik açılardan fotolarını paylaşmak istedim


çimlerimiz yeni ekildi,malum buraya yeni taşındık ve havaların ısınmasıyla bahçeyede biraz değişiklik yaptık eski halini görseniz bakmadan geçerdiniz ben sebze diktim eşimde çim ekti bahçemzin değişik bir havası oldu,üstteki resimde benim bahçemi görüyorsunuz,domates,salatalık,patlıcan,biber,tam barış manço şarkısı,maydonoz,dere otu,semiz otu ektim


bunlarda naneler benden önceki hanım ekmiş ama bunların halide içler acısıydı biraz gübreyle kendilerine geldiler


buda calla lily dediğimiz gelin çiçeği çok değişik bir havaları var ve burda hemen hemen herkesein kapısının önünü renklendiriyor


çimlerimizde pek bir güzel olmuş ellerine sağlık aşkım


kapımızın önündeki yeni dünya ağacı aslında malta eriğidir,ama burdakiler bırakın yeni dünya demeyi muşmula diyorlar beni deli ediyorlar,kesmediğimiz için çok pişman olduk,yaprağını döken bir bitki değil yani ara ara yaprak yeniliyor her iki güne bir altı yaprak oluyor hiç sevmiyorum her gün altını süpürmek zorunda kalıyoruz


bunlarda güllerimiz,sanırım sarı olacak daha açmadılar


buda yan komşumun kırmızı pembe arası gülü:)


aradan görünen yer bizim kamelyamız,behçemizde ağaçlarımızda var tam ortada kocaman bir çam ağacı,bazen yukarı doğru bakınca kendimi heidi gibi hissediyorum(hatırlayan vardır belki dağların kızı heidi yi),2 tane limon,birtane nar biraz kenarda da incir ağacımız var


balkondan bakınca bahçemiz böyle görünüyor,daldaki yeni dünyaları görün istedim daha olmadılar ama 15 güne kadar olurlar


hafta sonumuzu böyle geçirdik,semaverimizi yaktık çayımızı demledik çaylarımızı serin serin içtik tabi biz dışarı çıkınca rüzgar başladı ama olsun


buda oğluşumuz,onu çitin dışına koyuyoruz bikaç defa betonda bahçeye düştü,bizde toprağa koyuyoruz


hiç boş durmadan yemek yemek isteyen bir yam yam kendisi


semaverimiz,çok kullanışlı bahçesi olan herkese tavsiye ediyorum,her ne kadar çayı sevmesemde çok kullanışlı,hele misafir ağırlarken daha iyi oluyor


son olarak yine minik oğluş geziniyor...

bizim hafta sonumuz böyle geçti,belki bilmeyenler vardır benim 2.bir blogum daha var yeşil evim bu resimleri onun için çektim ama burdan da paylaşmak istedim sevgiler herkese

29 Nisan 2011 Cuma

çalışan kazanır elması kızarır...


çok saçma bi başlık oldu sanki ama olsun hoşuma gitti bu laf geçenlerde duydum hoşuma gitti,

ewet sevgili blogcum resimdende anlaşıldığı gibi bugün evi temizleyim diyorum

tabi sadece diyorum bakalım ne kadar başarılı olabilicem,

birde öğlene yemek telaşımız var

ayy şu bloglarda çeşit çeşit yemekler yapıyorlar ya nasıl özeniyorum


nasıl iç geçiriyorum anlatamam,

biz sadece et yiyen hatta etten başka bir besin bilmeyen bir aileyiz

(ben böyle değildim sonradan oldum)

çok fazla yemek çeşiti bilmemekte kötü...


benim sevgili oğluşum yapıştı yine bacağıma onsuz bir işe kalkışmak haram
bu arada dün pazardan havuç aldım rende yapıp dolaba koycam yazın yoğurtlu çok güzel oluyor

başka neler yapılır yaz için yada pratik bişşiler ortaya koymak için...

fikri olanlar yazsın bekliyorum

ben kaçar

12 Nisan 2011 Salı

depresifmiyim neyim???

blogumu özlüyorum ama yazasım gelmiyor
iş çok ama yapacak adam yok
bi kederli bi derbederim bu aralar
sıkıntıdan patlamak üzereyim
şöyle uzaktan bakınca vurdum duymaz insanlara bayılıyorum
bakıp bakıp iç geçiriyorum
keşke diyorum bende böyle olsam takmasam kafaya
sıkmasam canımı
farkettimde hayatımda bu aralar ne kadar çok keşke var
yorgunluk bunalım bende son zamanlar
minik kedimle bile ilgilenemiyorum doğru düzgün,
içim sızlıyor ama yapamıyorum
şöyle bir silkelensem kendime gelsem

ben böyle değildim yaaa ne oluyor bana
nasıl kıpır kıpır
nasıl hareketli espirili bişeydim


neyse blogcum seninde kafanı şişirmeyim
bu yüzükleri 1 ay önce yapmıştım belki daha fazla oldu hatırlamıyorum önce bloguma etkinlik olarak koydum sonra katılım olmayınca vazgeçtim çok hoşuma gidiyorlar her rengini yapıp takasım var hayırlısı bakalım

2 Nisan 2011 Cumartesi

şükür kavuşturana


nasıl özlemişim blogumu anlatamam,uzun zamandır gelen giden bloguna yeni bişeyler eklyen arkadaşlarım yoktu bende yazmak istemiyordum ama hergün kontrol ediyordum acaba yeni post yazan arkadaşlarım varmı diye her neyse geride kaldı kötü günler:)

yazacak paylaşacak çok şey birikti yavaş yavaş paylaşıcam artık öncelikle sevgili oğluşumdan bahsetmek istiyorum,furkan mert her geçen gün biraz daha büyüyor her ne kadar bu hıza anlam veremesemde resimlerden anlaşılıyor vakit ne kadarda hızlı geçiyor....

11, ayımızda olmamıza rağmen hala dişimiz yok:)) ama yaramazlıkta fazlasıyla öndeyiz elimiz ayağımız kıpır kıpır,her yemek anne ve babanın burnundan başarıyla getiriliyor ama en güzel şey uykumuz düzene girdi(nazar değmesin....)ağzımız dolu laf hele 2 gündür tamamen kendimizi kaybetmiş durumda hiç durmadan konuşuyoruz şarkılara bile eşlik ediyoruz...

çocuk büyütmek,yeni hayatı şekillendirmek ne kadar zor olsa da en güzeli bunlara tanıklık edip ilk öğrenilenlere şahit olmak...

hele o sokulmalar yok mu insanın canını çıkarıp avuçlarına bırakası geliyor o kadar yani:)


resimdeki bu anlamsız şeyde ne demeyin sakın o benim 2 yıl önce bin bir emek verip tüylü iple ördüğüm banyo paspaslarından eski evimde takımım vardı ve bunu kullanma fırsatı bulamadım ama burda her yer boylu boyunca açık ve beton:(bende yatak odamda değerlendirdim bunu....
yeşil aşkı burda da doruklardan el sallıyor yine nedense çok sever oldum son yıllarda yeşili artık mutfağa ne alsam illaki yeşil oluyor:)

neyse ben kaçar paşa uyandı yemek vakti en kısa zamanda yeni postlarla görüşürüz blogcum

28 Şubat 2011 Pazartesi

furkan mertin güncesi

şikayetim bitti sanmayın hala şikayetçiyim bu arada sesimi duyup yorum bırakan arkadaşlarıma teşekkür ederim ama hala eksikler var onlarıda blogumda görmek isterim...

biz bu günlerde oğlumla evin o köşesinden o köşesine koşturup duruyoruz paşam artık yavaştan ayaklandı,yürümüyoruz ama emeklemektende geri kalmıyoruz,altımızı bile zor değiştiriyoruz bu arada hala dişimiz yok burdadaha önce bahsetmiştim bir ara bayağı zorladı hem kendini hem bizi diş sandık ama değilmiş rutin hastalıkmış,küçük beyimiz ufaktan konuşmaya isteklerini bize anlatmaya başladı su buuva diyoruz, babamızı gördüğümüzde baba diyoruz, arada dede, ağlarken ınne diyoruz gördüğümüz her şey için ağlıyoruz şayet verilmezse ortayı yıkıyoruz, hatta şuan anne post yazarken furkan mertin hali



resimleri sırayla takip edin yaramazın neler yapyığını anlarsınız :)olsun yinede çok paşa benim oğlum....




bu benim yatak odası dantelim,dantel sevmiyorum ama bunlara bayılıyorum nedense,duruşumu yoksa modelimi beni çok çekiyor,evin hiç bir yerinde dantelim yok topladım hepsini yazıkki boşa yapılmış,aslında boşta değil seven sever ayrı bir inceliği var ama bana göre değil dantel işi üstündeki abajuruda burdadaha önce yayınlamıştım hamileydim o zamanlar can sıkıntısıyla boncukçuya gittiğim bir gün dergide görüp malzemelerini alıp gelmiş bir hışımla yapmıştım,şimdide yatak odasında komidinimle bütünleşti ben beğendim halada çok beğeniyorum gidip geldikçe ellerime sağlık diyorum :P

biz böyle biraz takılalım sevgiler herkese

26 Şubat 2011 Cumartesi

şikayetçiyim


şikayetçiyim benim blog arkadaşlarım nerdeler yaaa bloguma kimseler gelmez oldu ne oldu toplu göç mü ettiniz?

ben yokken bir çok mail geliyordu nerdesin gel artık özledik diye ben geldim onlar yoklar neyse bu gülü uzun zaman önce can sıkıntısıyla yapmıştım ama ancak fırsat bulabildim yayınlamak için belki fikir olur birilerine hatta fikri olanlar banada yardım etsinler ben bu gülü nerde kullansam
değişik yaratıcı fikirler bekliyorum

25 Şubat 2011 Cuma

ıspanaklı kek


malzemeler

*5 yumurta
*5 fincan şeker(benim gibi karıştırmayın kahve fincanı olcek:) ilk yaptığımda nescafe fincanıyla yapmış mahvetmiştim keki)
*5 fincan un (aynı fincanla devan ediyoruz)
*1 çay bardağı ıspanak püresi
*2 paket kabatma tozu(benim keklerim pek kabarmaz keki güzel olanlar 1 paket kullanabilir)
*yarım fincan yağ

üzeri için
*1 paket krem şanti
*1 su bardağı süt


ben bu keki ilk evlendiğimde bir hevesle yapmış deyim yerindeyse elime yüzüme bulaştırmış keki mahvetmiştim ve bir daha bu keki hiç yapmak istememiştim ama dün akşam gelen misafirlerim için tekrar denedim ve ta taaaaaaa karşınızda güzel kekcik

yapılışına gelince ilk olarak 5-6 adet ıspanağımızı güzelce yıkayıp haşlıyoruz süzüp onu püre yapıp sırasını bekletiyoruz bu arada 5 yumurtamızı güzelce çırpıyoruz sonra şekeri ekleyip çırpmaya devam ediyoruz sonra yağımızı ve sırası gelen ıspanak püremizi ekliyoruz arkasından un ve kabartma tozunu eleyerek ekliyoruz yağlanmış borcamımıza döküp önceden ısıtılmış 170 derece fırında pişiriyoruz.diğer bir tarfta da 1 su bardağı sütle şantimizi çırpıp dolapta bekletiyoruz pişen kekimizi biraz bekletip soğumasını sağlıyoruz kenarından yarım dilim kesip rondada çekiyoruz bunu üzeri için kullanıcaz,soğuyan kekimize şantimizi sürüp çekilmiş kekimizide üzerine serpince böyle şirin bir kek çıkıyor ortaya...

afiyet olsun...

18 Mart 2010 Perşembe

tüllü taç....


uzun zaman önce yaptığım ama yine yayınlamaya fırsat bulamadığım taçlardan

duruşu şık bi model oldu,seviyorum kurdelelerle oynamayı ama bakalım doğumdan sonra bebiş ne kadar izin verecek...



bu arada 27 hafta 5 günlük oldu doğumada az kaldı,yavaş yavaş hazırlık yapıyoruz tatlı heyacanlar,içinizde bi canlı tekmelerle ben burdayım diyor,acaba kime benzeyecek babayamı,bana mı?
çok merak ediyorum valla,inşallah çok ağlayan mız mız bebeklerden olmaz(böyle diyorum ya kesin öyle olur) hayırlısı olsun artık atsan atılmaz satsan satılmaz hesabı:))

herkese kucak dolusu sevgiler yolluyorum

bu arada taçları yada blogumdaki herhangi bir ürünü beğenen olursa keyifle sipariş alınır...

hoşçakalın...

20 Şubat 2010 Cumartesi

beyaz gül.....

artık bu işin iyice ustası oldum diyebilirim,çünkü her geçen gül el yatkınlığım daha da artıyor ee haliyle bende mutlu oluyorum....
uzun zamandır (ki blogumu takip edenler bilir) bişeyler yapmaya çalışırım kendi başıma ve her nedense bir türlü bunları satmaya fırsat bulamıyorum...






yanlış anlaşılmasın paragöz biri değilim ama yapılanlar değerlenince daha çok istek oluyor insanın içinde en azından bende böyle.... okul yıllarımda çok yapmıştım bu işi ordan biliyorum:)

her neyse çıktık bir yola, hak sonumuzu hayır getire....





bu broşu almak isterseniz hüliçarşı(2)den bakabilirsiniz...

sevgiyle kalın...

18 Şubat 2010 Perşembe

sedefli broş

zevkle yaptığımve yaparkende kendime inanamadığım 'vay be ben neymişim'dediğim broşlarımdan birisi




ortasındaki sedef görünümlü düğmeyide kendimi alış verişe kaptırdığım yağmurlu bir günde keşfettim....:)




ben çok beğendim umarım sizlerde beğenirsiniz almak için
hüli çarşı (2)
'ye zıplayabilirsiniz




sevgiler herkese

29 Ocak 2010 Cuma

tüylü ipten deterjanlık....

herkese merhaba....

inanın öyle sıkıldım ki,yaptığım ve elimde biriken o kadar çok şey varki paylaşmak istediğim ama evimde net olmadığı için olmuyor işte...
neyse bizde böyle idare edicez artık

bu yeni yaptığım deterjan kutum çok pratik üstelik yapımıda çok kolay hem evdeki yoğurt kovasını değerlendirmiş oluyorsunuz hemde ihtiyaç gideriliyor

















yapım aşamasını merak eden arkadaşlar olursa onlar için aşamaları fotoğraflayıp paylaşabilirim....














bu arada dün oğluşumu görmeye gittik doktor amcaya öyle şirin öyle sevimli ki, hiç durmadan tekmeler atıyor ben burdayım dercesine....

4 ayımız kaldı gelişine....çok tuhaf bi duygu anne olmak,anne olmaya kendini hazırlamak,en zoruda sanırım annemi anlamak...

29 Aralık 2009 Salı

yeni trend...




öncelikle herkeslere merhabalar efendim.....

bu aralar kaptırdım kendimi gidiyorum...hamilelikti falan unuttum nerdeyse:)

keyifli hobiler e bi takıldım, orda kaldım...orada herşey hakikaten keyifli sitenin kahramanı arkadaşta çok cana yakın mutlaka gezin derim....




aradığınız herşey var gezerken hiç sıkılmıyorsunuz bende bu gördüğünüz çerçevemi http://www.keyiflihobiler.com/2009/09/ayna-yenileme.html buradan esinlenerek yaptım tabi güller ve yapraklarda yine keyifli hobilerden faydaalanılarak yapıldı...



üzerinde çalıştığım bi kaç farklı şey daha var sırası gelince onlarıda paylaşıcam...umarım beğenirsiniz...ayrıca yaptıklarımı kendi blogumda satmak istiyorum ama nasıl yapıcam bu konuda da henüz bir fikir sahibi değilim fikri olanlar bekliyorum hepinizi...sevgiler