oğlum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oğlum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şubat 2013 Cumartesi

misafir sofrası....

öncelikle herkese merhabalar diyelim....

uzun zamandır post yayınlayamıyorum,yani aktiflikten yavaş yavaş pasifliğe ilerleme yolunda olduğumun farkındayım....

bunu fark edincede hemen müdahale ettim ve bir misafir  postuyla  varlığımın haberini vereyim dedim:)

efenim bu postta sıradaki yayınlanmayı,yazılmayı bekleyen postlar gibi arşivden....

aslında uzun zaman olmadı bu sofrayı hazırlayıp misafir ağırlayalı

bakalım beğenecek misiniz

soframın genel görüntüsü böyleydi ancak masamın küçüklüğü nedeniyle bazı ikramlar kenarda kaldı 

onlarıda sonrasında takviye yaptık....

benim gibi her market alış verişinde sepete peçete atan meraklılar varmı merak  ediyorum doğrusu

ben lüzumlu lüzumsuz her gidişimde sepete farklı bir model atmaya özen gösteriyorum...


detaya geçecek olursak

peynirli cevizli közlenmiş biber sarma


peynirli ve patatesli olmak üzere 2 çeşit peynirli börek


turşu(annemden... ahhh anneler ah yokluklarını göstermesin rabbim),kayısı 


yoğurtlu mayonezli garnitür...


yukarda belirttiğim gibi masaya sığmayan,kadayıflı muhallebim


ve  resimlemeyi unuttuğum sonrasında aklıma gelen kısırım....işte böyle bir gündü...




bu da yazdan kalma bir resim,post arşivime bakarken gözüme takıldı....

oğluşum her fırsatta fotoğraf makinasıyla kendini çekiyor,bu da onlardan biri....

bir MAŞALLAH alalım bu tarafa



devam eden hediye çekilişim için tık

27 Aralık 2012 Perşembe

biz bu aralar...


biz bu aralar tuhaf hallare büründük...


nasılmı?

olaylarlar hep birbiri ardına geliyor...

öyle ki

oğlum artık 30 aylık yani 2,5 yaşında yani büyüdü,yani artık zabdedilmez bir yaramaz oldu

ben arkamı dönmeden işler çevirmeye başladı

ne söz dinliyor,ne dur durak biliyor bazen ben bununla nasıl başedicem diye kafa yeme düzeylerine geliyorum...

bize evi dar getiriyor,ben pc başındaysam yanımda bitiyor,araba oynıcam araba oynıcam,

mecburen kalkıyorum

tv başındaysam şimşek vakkuin ,şimşek vakkuin ordanda kalkıyorum,

iş yapıyorsam,yada uzanmışsam elinde araba kumanda ne varsa hak getire,kafamıza...

dün kaşla göz arasında meyveli yoğurdu pc klavyesine boca etmiş gözlerime inanamadım,sabah sütü halının

üstünde gezdirip kendince yol yapmış bide sırıtıyor, biraz önce kahve kutumu eline alıp evin içine saçmış...

sürekli birşeylerle  meşgul,başımızı çevirmeye gelmiyor

ne söyleseniz hayı hayı diye reddiyor

zaten çiş meselemiz hala askıda tuvalet yada banyonun kapısından dahi geçmiyor...

kiminle konuşsam 2 yaş sendromu geçer diyor ama ben ilerleyen zamanda koca bir azman olmasından korkuyorum...

bu dönemde ne yapılmalı bilmiyorum sıkmak yada korkutmak istemiyorum ama bazen istemedende olsa bağırıyorum kendimi zor tutuyorum...

yaptıklarını görseniz evde bir ordu adam varmış gibi

inşallah çabuk geçerde rahatlarız yoksa külahları öyle böyle değişmicez

çok kötü papaz olucaz....

23 Ağustos 2011 Salı

dünü yaşamadık sayalım....

dünü yaşamadık saysak ayıp olur mu???


gün geçmiyor ki yeni bir aksilik,yeni bir sıkıntı yaşanmasın....


''çocuğun mu var derdin var...'' söylemi gerçekten doğru bunu dün bir kere daha onayladım...


dün ben iftara hazırlık yaparken,benim aslan parçam tezgahın üzerindeki  tuvalet koku gidericisini tırtıklamış  ve anladığım kadarıyla da yemiş...


çok az olmasına rağmen aklım başımdan gitti,kusturmaya çalıştım kusmadı hemen üstüme bişeyler alıp yola koyuldum o arada eşimle karşılaştık hemen arabayla hastaneye gittik.... allahtan acil yakın...


bir bardak tuzlu su verdiler kusturması için ama kusmadı sonrasında aktif kömür falan derken şükürler olsun ki bişey olmadı,zaten çok az tırtıklamış...


bence yememiş bile ama insan elinde değil, görünce bile panik yapıyor ve durumu riske atamıyor....


sen hangi arada gördün,hangi arada yemeye başladın,hepsi bir kenara oraya nasıl uzandın...hayretler içinde kaldım...


böyle bir durum hem moral bozucu hem onur kırıcı,düşünsenize bir anlık dalgınlık,ihmal onun minicik bedenine zarar verebilirdi ve insanın ömrü boyunca sıyrılıp üstünden atamayacağı vicdan azabı yaşatabilirdi....allahım yaptığımız bir iyilik vardı heralde ki zamanında fark etim ve şükürler olsun ki yok denecek kadar az yemiş belkide yememiş bilmiyorum,kurcaladığı yerde epey kırıntı vardı ama bu beni yinede haklı kılmaz.....


şu an bu satırları yazarken bile vicdanım sızlıyor,ona bişey olsaydı heralde bu suçlulukla yaşamazdım,bu postu okuyanlara duygu sömürüsü gibi gelebilir ama inanın çok farklı bir durum,öyle tuhaf bir yük ki insan altında eziliyor, bir anlık ihmal çok farklı boyutlara neden olabilirdi...sabah her zamanki bıcırtısıyla uyanınca nasıl sevindim anlatamam...


allahım sana şükürler olsun....bebeği olan herkese tek tavsiye gözünüzü dört değil 44 açın çünkü neyin nerden geleceği hiç belli olmuyor...ve dahada önemlisi ortalıkta hiç birşey bırakmayın ben bu konuda çok özeniyorum,her yer kapalı özellikle deterjan dolabının kapağı sıkı sıkı bağlı falan ama olacakla öleceğe çare yokmuş...bunada şükür....


bu arada akşama işletmenin bayanlara ayrı erkeklere ayrı iftar yemeği var bizi restorana götürüyorlar erkekler burda yiyecekler,anlayacağınız haremlik selamlık olduk,yaramaz kediyi ananesine bırakıcam bakalım nasıl geçicek hayırlısı 


son olarak beni bloger ın EN'leri konusunda mimleyen arkadaşlarım unuttuğumu sanmayın en kısa zamanda onuda yanıtlıcam...






sevgiler...

8 Ağustos 2011 Pazartesi

tosbağam veeeeee iftar menüm


bu aralar ramazanın yorgunluğu var üzerimizde, hatta yoğunlu demek daha doğru olur

 bakıyorum bloglara doğru düzgün post yazan yok,hoş benimde yazasım yok,

resimdeki benim tosuncukla ananesi....

1 ay önce denize pikniğe gitmiştik orda çekildi...

benim oğlanın kanında erol taş'lık var bakarmısınız haline,o tavuk butunu hiç sıkılmadan afiyetle yedi anne gülü.....

biraz önce kavga ettik...şimdi uyuyor,gözlüğüme takmış durumda her fırsatta ya vuruyor ya çekiyor,zaten daha öncede gözüme parmağını sokmuştu,korkuyorum yine aynısı olacak diye ben sakındıkça o daha çok yapıyor ben de tabi kendimi tutamayıp kızıyorum ama şimdi nasıl içim sızlıyor anlatamam,gözleri dolu dolu ağladı yavrum benim....

neyse tekrar orucumuza dönelim akşam olsa bi diye benim gibi saat sayan varmı aramızda...?
ben şimdiden başladım menüyü düşünmeye 

ben bu konuda internetten çok yardım alıyorum, siz bu konuda neler yapıyorsunuz...

benim bugünkü iftar menüm şöyle;

süzme mercimek çorbası

tantuni

salata

ayran

az mı oldu bu menü ya olmazsa ben biraz daha düşüneyim 

sevgiler herkese

21 Temmuz 2011 Perşembe

bugün halimiz böyle


bu yazımda bahsettiğim kitabım geçen cuma akşamı elime geçti ama ben tayin olayının verdiği ızdırapla

 ne kitap okuyabiliyorum,ne doğru düzgün iş yapabiliyorum,ne de blogumla ilgilenebiliyorum...

offf ne zor bir durummuş ya düşündükçe içimden bişeylerin eridiğini hisseder gibiyim hayırlısı diyip kendimi

 teselli etmeye çalışıyorum ama yinede kabullenmek çok zor...


her neyse bu konuyla başınızı şişirmek istemem çünkü  böyle giderse ben bu konudan sık sık

 bahsedecek gibiyim:)

gelelim kitaba,kitabın henüz 40 lı sayfalarındayım ama bize pek faydalı olacak gibi görünmüyor çünkü benim yaramaz pisim hiç durmadan bal yapmaz arılar gibi etrafımda vızıldıyor karnı tok altı kuru olan çocuğumu anlamakta zorluk çekiyorum aslında anlıyorum ama tek başıma çok zor oluyor hem ev işlerine yetişip,hem öğle yemeğini hazırlayıp hemde onunla uğraşmak beni çileden çıkarmaya yetiyor 15 dakikaya bir gelip onunla oynuyorum ama o daha fazlasını istiyor...oda haklı neticede çocuk ve oyun istiyor evdeki tek arkadaşı da benim ama bende bu evi çevirmek zorundayım evimiz dağınık olsa gelen gidenimiz eksik olmaz,onuda atalım bir kenara eşim öğlenleri yemeğe geliyor hem akşama hem öğlene ayrı ayrı yemek yapmak,bu aradada onunla uğraşmak...

çokmu abartıyorum bilmiyorum ama inanın çok ama çok yorucu...





gelelim bu prima kutusuna bu kutuyu geçen ay fethiyedeki carrefour dan almıştık indirimli fiyatı 31,90dı ve bize 1 ay gitmedi kelimenin tam anlamıyla (çok afedersiniz)hiç durmadan s......yoruz

ay bu bezlerde ne pahalı yaa....

acaba eskiden annelerimiz ne yapıyormuş bezleride ellerinde yıkıyorlarmış annem ne kadar zorlandığını hep anlatır,birde onu yapsak ölürüz heralde ben şahsım adına ölürüm sizi bilmem:)

bu konuda siz ne düşünüyorsunuz???

14 Temmuz 2011 Perşembe

çocuklarla doğru iletişim

ben biraz agresif bir yapıya sahibim,

ufacık şeylere çok büyük tepkiler verip yerli yersiz şeylere kızabiliyorum

daha da kötüsü bu agresifliğin üstüne  bir çocuğa sahibim...

bu agresif halimle ona haksızlık etmek 

hiç bilmeden yaptığı ufacık şeylere kızmak istemiyorum...

onu sabırlı,sakin yetiştirmek istiyorum 

geriye dönüp baktığında kötü anılar olmasın hayatında


umarım bu kitap faydalı olur,dün sipariş ettik sanırım c.tesi elimizde olur 


10 Temmuz 2011 Pazar

pazar fotoğrafı....


ANNE GÜLÜ

söyleyecek başka söz bulamıyorum...

herkese mutlu pazarlar...

28 Haziran 2011 Salı

paşa gönlün bilir...



demek ki neymiş artık anneyle babaya gereksiz eziyet etmiyormuşuz

demek ki neymiş artık büyümüşüz ve başımızın çaresine bakmamız gerekiyormuş

demek ki neymiş canımız isterse kendi başımıza uyuyabilirmişiz

ve en önemlisi paşa gönlün isterse bir karış boyuna bakmadan istediğin her şeyi yaptırabiliyorsun ve 

yapıyorsun tıpkı ben iş yaparken mız mızlanıp sonrasında kendi başına uyuduğun gibi


ah bunlar olmasa çekilirmi bu dünya 

bu yastık daima halının ortasındadır yorulursak gelir yatarız,

sıkılırsak gelir yuvarlanırız

ve en sonunda uykumuz gelincede sessiz sedasız uyuyakalırız....

sevdim ben bu işi ayakta sallamaya son :)


bu arada herkese hayırlı kandiller arkadaşlar bol dualı bir gün olsun inşallah

23 Haziran 2011 Perşembe

ishal olduk...


bebeğim ishal oldu 3 gündür geçmiyor çok endişeleniyorum,

 allahım ne olur geçsin bir an önce dün doktora gittik

kaka tahlili istedi bizim ki hastanede yapmadı saatlerce bekledik 

yapmadı,eve geldik 2 bez değiştirdik öğleden sonra yine gittk yine yapmadı

eve gelince yine 2-3 bez battı babamızda işinden dolayı sürekli izin alamıyor,

 burdaki hastanenin doktorları çok ilgisiz bizde ortacaya özel hastaneye gidiyoruz

ve saatlerce beklememize rağmen yapmadı gelincede halsiz bir halde yattı 

uyanınca çok ağlıyor

sanırım sancıları var doktorda tahlil yapmadan müdahale etmek istemiyor salgın varmış

 zehirli ishal olabilir diyor,

lütfen bebeklerinize ve çocuklarınıza çok dikkat edin yediklerine içtiklerine 

özen gösterin...

biz nasıl oldu anlamadık ama denize gittiğimizde mikrop kaptı diyoruz

ama nedeni ne hala bilmiyoruz dualarınızı eksik etmeyin 

hiç bişey yemek istemiyor sabahtan beri sadece 1 muz yedi 

şimdide pirinç çorbası yaptım nette araştırdım bol limonlu iyi geliyormuş inşallah yer

hayırlı haberlerle dönmek dileğiyle....

not:arkadaşlar bu konuda bildiklerinizi ve duyduklarınızı lütfen paylaşın...

7 Haziran 2011 Salı

geç kalmış doğum günü postu

not: bol resimli bir post (umarım sıkılmazsınız)


1 haziran bizim doğum günümüzdü,
aslında hiç doğum günü falan yapmak istemedim ''benim için angaryadan başka bişey değil'' diye düşündüm
zaten burdaki  pastayı yapmıştım, kendi aramızda kutlamıştık (en kısa zamanda onuda paylaşıcam)
tekrarınada gerek yok  derken eşim çocukları çağırıp yeniden yapalım diyince böyle bir doğum günümüz oldu


şeker hamurundan yaptığım kurabiyeler... çoğu şeker hamurlu kalanı sade ve en çok beğenilen ilgi gören bu oldu sanırım çocukların daha önce görmedikleri bişeydi ve tarzıylada fark yarattı çubuklu mubuklu...


güzel olunca çift çift koydum resimleri  :)


bunlarda muffinlerim pek istediğim gibi olmadı ama çikolata sosla süsleyince bişeye benzediler:)


yaş pastayı yakından çekmeyi unutmuşum ama uzaktanda gayet güzel görünüyorlar


ve işte furkan mertin doğum gününü kutlamaya gelen abiler birde ablamız var




oğluşumun paspallığına bakmayın yeni uyanmıştı bende müdahale etmedim,bu arada babayla mum üflüyoruz

ve işte şaşkınlıktan sağa sola bakan oğluş''acaba ne oluyor'' diye sürekli bakındı durdu garibim


işte böyle bir doğum günümüz oldu maksat adet yerini bulsun...

son zamanlarda hiç yazasım yok nedenini bilmiyorum bloga her gün bakıyorum ama yazasım yok 

dolunaycım beni en iyi sen anlarsın:) bu arada yokluğumu fark ettiğin içinde ayrıca teşekkürler


29 Mayıs 2011 Pazar

1.yaş pastası

 uzun zamandır  oğlumun doğum günü için ne yapsam diye düşünüyordum,bloglarda pek çok arkadaşımın şeker hamurundan yaptıkları pasta beni heveslendirsede sonuç hayal kırıklığı oldu,dalamanda hiç bir yerde şeker hamuru yok sormadığım pastane kalmadı ancak izmir yada istanbulda bulabilirmişim öyle dediler ne yapsam ne yapsam diye bloglarda dolaşırken bimde satılan marshmallowlu şekerlede yapılacağını öğrendim ve 2 gün onunla uğraştım,acaba olur mu olmaz mı diye microdalgada erittim soğuttum punra şekeri nişasta derken ilmini kaptım,ve bu pastayı yaptım,oğluşa pembe olmaz diyebilirsiniz,ama başka renk olmayınca buda güzel görünüyor olsa mavili arabalı pasta yapmak istiyordum ama şartlar elvermeyince bunada şükür dedim
ben bunu yaparken çok yoruldum mutfağa öğle 12 de girmiştim 5buçukta çıkabildim,şeker hamurum  hazır olsa belki bu kadar yorulmazdım ama kendim yapıp ölçüyü kıvamı bilmeyince çok yorucu oluyor,ilk denemeye rağmen kendimi gayet başarılı buldum,sizce nasıl?
oğlumun doğum günü çarşamba günü yani 1 haziran ama ben tekrarını yapamıcağım,çok zorlandığım için dün akşam kutladık,bu sefer böyle olsun dedim....
sevgiler

25 Mayıs 2011 Çarşamba

pazar cicileri



geçen perşembe bu cicileri pazardan almıştık tanesi 3 liradan...ara ara denk geliyor böyle şeyler alıyoruz malum üstümüzü hiç değiştirmediğimiz gün 4 kere değiştiriyoruz mecburen yeni cicilere ihtiyaç oluyor



önümüz yaz diye sıfır kol aldık uzun kollarda vardı ama sıcaklarda insan kıyafetle falan uğraşamıyor


 bu çiçekli erkek giyermi dedik ama baktık tek arabalı var bunun çiçekleride mavi olunca 
bunuda aldık....
sevgiler herkese

21 Mayıs 2011 Cumartesi

alakasız bi post


geçen hafta sarmıştım bu yaprakları taze tazeydi hepsi, bahçeden topladım kendine has ekşisiyle yumuşacık pişmişler yanına bikaç kuru dolmada koyunca yemede yanında yat bişey oldu,

bu arada bu benim ilk sardığım yaprak yani tek başıma sardığım,hep annemle sarardık kendi başıma bu kadar yapacağım 40 yıl düşünsem aklımdan geçmezdi(yok yok olmuşum ben...:) ) ne zaman resmine baksam hem kendimi takdir ediyorum hemde ağzımın suyunu siliyorum bence güzel görünüyorlar sizcesini bilmem,şimdi olsa sabahın körü falan da demem yerim:)


oğlumun yeni eğlencesi oldu bu bisiklet indirmeseniz sabaha kadar ııh demiyor tabi sürmek şartıyla durduğunuz zaman kıyametler bizde allah muhavaza halimiz....

dolunaycımsenin için geçenlerde sormuştun ya işte bu bisiklet biz çok seviyoruz hatta geçenlerde pazara giderkende yanımıza aldık süper oldu hiç yormadı bizi arabada mızmızlanıyordu...


buda göcek koyunda baba oğul...çok iyi anlaşıyorlar bende öyle aralarında kaynıyorum naparsın kaderde bunu görmekte varmış:(((

hepsi birbirinden alakasız resimler oldu idare edin bu aralar bende kendimi greksiz hissediyorum zaten sevgiler

not;başlığıda şimdi uydurdum oda başlı başına alakasız oldu

20 Mayıs 2011 Cuma

perşembe


canım öyle sıkkınki belki bu canlı tatlı resimler dağıtır sıkıntıyı

bugün dalamanın pazarı,19 mayıs nedeniyle babmızda evde olunca pazara gittik ve pazar dönüşü çileğimiz



küçük pisi bayılıyor çileğe,pazarda bir kaç yerde tadına bakalım dedim ailemizin gurmesi olarak o tattı ve almayıncada bastı feryadı sonunda aldık ama salya sümük ağladık:)

eve gelincede oturduk yedik yarasın paşama

bizde hasad zamanı başladı,tam kapımızın önünde bir tane yeni dünya ağacımız var babamız bugün onu topladı, darısı sebzelerimize:)


bunlarda hasad edilenler bütün komşulara dağıttık,boşuna dememişler komşuda pişer bizede düşer afiyet olsun herkese:)


buna bayıldımmı demeliyim kısakandımmı bilmiyorum ama hoş bir görüntüleri var bu çocuk kız olsa tamam dicem,erkek evlat bu kadarmı sever babayı ve bu kadarmı babacı olunur,babayı gördüğümüz an dünya bizim oluyor son olarak hamağımız yeni bu gün bol bol sallandık ayy ne güzel oluyor bahçesi ve yeri müsait olan herkese tavsiye ediyorum çok güzel ve eğlenceli bundan sonra bol bol hamaklı resim görürseniz kızmayın,bizim bir günümüz böyle geçti sevgiler herkese

18 Mayıs 2011 Çarşamba

bir gün....

furkan mertle bir günümüzü merak edenlere:)


sabah kalkıp yatakta edeeeeeee diye bağıran furkan mert yatağa alınır ve yatakta güreşilir:)



yemek zamanı aynen böyle elimiz ağzımız ve bilimum yerler batırılır annenin sabrı taşırılır merak edenler videosunu buradanda izleyebilir en kısa zamanda burayada yüklicem:)


dışarıda mangal yapan babaya közlenmiş patlıcandan salata yapılır


ve bahçemizdeki mangal soframız en sade haliyle


buda furkan mertli sofra bu arada bisikletimiz yeni babamız diş hediyesi aldı çünkü dişimizi ilk baba gördü ....:)


herkese sevgiler blogger düzelsin artık dayanamıyorum

6 Mayıs 2011 Cuma

bir erkek evladın gözünden anne



Dünyada karşılık beklemeden börek yapan tek insandır .
Karşılıksız sevginin ete k...emiğe bürünmüş halidir !
Ne kadar üzsen de
10 dakka sonra seni affeden zarif bir türdür,
yağlı bile olsa tiksinmeden saçını okşayan,
kucağına yatıran,
öpüp koklayan tek varlıktır,
meleğin süt verebilenidir.
Yarasın diye
muhallebinin içine ciğer katarak
çocuğuna yediren manyaklık derecesinde yaratıcıdır.
Yemek yemeyen çocuğun dikkatini çekmek için
elindeki tencere ve tavalarla maymunluk yapabilen kişidir.
Kafayı çocuklarıyla bozmuş,
göbek bağı kopsa da yürek bağı asla kopmayan,
sevgi dolu fedakar insan dişisidir.
Bulaşık,ütü, vb yaparken bile
otomatik olarak çene çalan,
kendi kendine konuşan,
anne ne diyon dediğinizde
'sen kendi işine bak,
bi de senle uğraşmayayım şeklinde asortik cevaplar verendir,
"Yemek uzmanı, düzen insanı,
bilgili, kültürlü - her şeyi bilen şahsiyettir.
Yavrularını yol tarafından değil,
kaldırım tarafından yürütendir.
Dizi dizi incidir
lakin gerektiğinde laf sokma dalında da birincidir.
Sevgiliden ayrılma haberi verildiğinde,
"amaaan ben sana daha güzelini bulurum"
diyebilen komik bir karakterdir,
''Oğlum/kızım aradım yoktun.
Ben de mesaj atayım dedim sana.
Gelince ara beni emi aslan evladım.
Kara börülcem benim öptüm annen''
şeklinde mesajlar atabilen tedirgin insandır.
ama...ama
dünyanın en güzel kucağına sahip,
en güzel kokan,harikulade bir varlıktır.
Olmadık yerlerde
"iyi ki doğurmuşum ulen seni!" diyen
ve benim hatırıma
benimle freddy mercury dinleyen bir sabır ağacıdır.
Evlatlarını asla ayırmayan,
aynı zamanda birbirinden koruyan güç abidesidir.
Evde biryere uzandığınız an
orada temizlik yapacağı tutan,
temizlik konusunda kayışı kopardığından
temizlikçi gelecek diye evi temizleyen
balans ayarı kaçmış temizlik kaynağıdır,
Mutfakta yaşayan,
evde herkesi idare eden bi tür canlıdır,
İyiliğin,
merhametin,
acaaip bir şefkatin,
sadakatin,
sevginin güçlerini birleştirdiği sonsuz kişidir !!
Oğlunun damat - kızının gelin olduğunu görünce,
çocuğu mezun olunca,
çocuğu gol atınca,
çocuğu hasta olunca,
çocuğu askere gidince,
asmalı kabağı seyredince,
dolar yükselince
velhasıl buna benzer bissürrü şeye ağlayabilen,
bu yazıyı okurken duygulanıp - gözleri dolabilen,
ağlamaya meyilli bir yapısı olan duygu pınarıdır.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

akşam sefası


öncelikle yorum bırakan herkese teşekkürler nerden başlasam bilmiyorum,akşam üstü balık tutmaya gittik ne alaka demeyin sakın babamız internetten balık tutmak için yapılmış silikon balıklardan almış adı her neyse işte onlardan denemek için dalaman çayının kenarına gittik...tutabildik mi hayır....

gezdiğimiz yanımıza kar kaldı...


güneş tam batmak üzereyken 1-2 karede dondurdum mutlu anları


ve işte evimizin paşası,hayatımızın tatlı molası...


gittiğimiz her yere yürütecimizide götürmeye çalışıyoruz,çünkü çok ağırlaştık anne yada baba kucağında biraz taşıdığında sabaha kadar uyuyamıyor:)


işte en güzeli bu bence

işte benim yaşanılası 2 tatlı varlığım.

mutlu pazartesiler herkese

29 Nisan 2011 Cuma

çalışan kazanır elması kızarır...


çok saçma bi başlık oldu sanki ama olsun hoşuma gitti bu laf geçenlerde duydum hoşuma gitti,

ewet sevgili blogcum resimdende anlaşıldığı gibi bugün evi temizleyim diyorum

tabi sadece diyorum bakalım ne kadar başarılı olabilicem,

birde öğlene yemek telaşımız var

ayy şu bloglarda çeşit çeşit yemekler yapıyorlar ya nasıl özeniyorum


nasıl iç geçiriyorum anlatamam,

biz sadece et yiyen hatta etten başka bir besin bilmeyen bir aileyiz

(ben böyle değildim sonradan oldum)

çok fazla yemek çeşiti bilmemekte kötü...


benim sevgili oğluşum yapıştı yine bacağıma onsuz bir işe kalkışmak haram
bu arada dün pazardan havuç aldım rende yapıp dolaba koycam yazın yoğurtlu çok güzel oluyor

başka neler yapılır yaz için yada pratik bişşiler ortaya koymak için...

fikri olanlar yazsın bekliyorum

ben kaçar