30 Temmuz 2011 Cumartesi

'BİR ŞEY ANCAK DEĞERİNİ BİLENİN YANINDA KIYMETLİDİR!

" Vaktiyle ergin bir meslek erbabı, yıllarca yanında yetiştirdiği çırağını imtihan etmek ister.Çırağın eline iri bir pırlanta verip: 
'Oğlum' der, 'Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.'

Çırak, elindeki pırlantayla bir bakkal dükkanına girer ve 'Şunu alır mısınız?' diye sorar.
Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir, sonra: 'Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın' der.
Çırak teşekkür edip çıkar.

Bir manifaturacıya gider.
O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur.

Üçüncü olarak semerciye gider: 'Buna ne verirsiniz?' diye sorar.
Semerci şöyle bir bakar, 'Bu...' der 'benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.'

Çırak en son olarak kuyumcuya gider.
Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar.
'Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?' diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder.
'Buna kaç lira istiyorsun?'
Çırak sorar: 'Siz ne veriyorsunuz?'
'Ne istiyorsan veririm.'

Çırak, 'Hayır veremem.' diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:
'Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.'
Çırak ”emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini' anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.

Meslek erbabının yanına dönen çırak büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır.
'Bundan ne anladın?' diye sorar.

Çırağının verdiği cevap çok doğrudur:
'BİR ŞEY ANCAK DEĞERİNİ BİLENİN YANINDA KIYMETLİDİR!'

sahur önerileri.....

başlığa bakıp fikir vereceğimi düşünüp aldanmayın.....

sizden yeni öneriler bekliyorum....



biz genellikle hafif olsun diye kahvaltı yaparız sahurda ama ben her nedense akşama kadar açlıktan ölürüm...

mideme kramplar girer ve çoğu zaman akşama doğru yataklardan zor kalkarım

doyurucu şeyler mi yemek lazım acaba ne yesekte doysak yada daha az acıksak var mı fikri olan...


peki siz neler yaparsınız sahurda vereceğiniz tavsiyeler varsa buyrun....


not:resim alıntıdır....

29 Temmuz 2011 Cuma

ben bayıldım ya siz....!!!

özellikle36.saniyedeki ve sonundaki  aaaaa kısmına bittim müzik çok güzel...

dinleeyin

bu arada kadın aşk-ı memnudaki matmazele benzemiyor mu?






arkadaşımın kadınısın

neden ağladığını biliyorum
bana üzgün baktın
seni kollarımın arasına alabilirim
kızarmış gözlerini öpmek için
ama buna hakkım yok
sen arkadaşımın kadınısın
neden gitmek istediğini biliyorum
bana yalan söyleyemiyorsun
seni kollarımın arasına alabilirim
ve bu hayattan koparmak
ama buna hakkım yok
sen arkadaşımın kadınısın
yüreğimin parçalandığını hissediyorum
aşk ve dostluk
arasında kaldım
neden terk ettiğini biliyorum
o seni sevmeyi bilemedi
ve ben gitmene izin verdim
hayatını araman için
ve benim sadece bir anım var
sen arkdaşımın kadınısın
neden şarkı söylemek istediğini
ve bana neden baktığını biliyorum
seni kollarımın arasına alabilirim
çünkü bugün buna hakkım var
sen benim için her zaman
gerçek aşkın yüzüsün
ama biz hiç yaşamayacağız
aynı şarkının içinde
aynı evin içinde
beni anladığını isteridm
seni sevdiğimi
sen yine de benim için arkadaşımın kadınısın,arkadaşımın

28 Temmuz 2011 Perşembe

ben gitmek istemiyorum

bu günlerde çok sıkıntılı günler geçiriyorum ama kendi içimde yani kimseyle konuşmak istemiyorum


bu tayin işi beni kötü etkiliyor bizim yerimize gelecekler belli olmuş ama bizim iş muallakta


 bu öğleden sonra ya da yarına belli olacakmış


ne saçma değilmi adam gibi yapamadılar bu sene şu tayin işini hem çok geç belli oldu hemde yarım yamalak...


ben gitmek istemiyorum


yeni insanlar, yeni yerler yeni hayatlar.....çok kasvetli


insanı en çok bu belirsizlik korkutuyor


annemi babamı bırakıp gitmek çok zor geliyor..........


çocuklar gibi bağıra çağıra ağlamak istiyorum.........


allahım gitmeyelim ne olur..............

24 Temmuz 2011 Pazar

antalyadayım

bir kaç günlüğüne antalyaya geldim merak edenler için.....

çarşambaya dönüyoruz

tayin işi henüz belli olmadığı için biraz dinlenmeye çekildik

en kısa zamanda görüşmek dileğiyle....


ben kaçtım  :)

21 Temmuz 2011 Perşembe

bugün halimiz böyle


bu yazımda bahsettiğim kitabım geçen cuma akşamı elime geçti ama ben tayin olayının verdiği ızdırapla

 ne kitap okuyabiliyorum,ne doğru düzgün iş yapabiliyorum,ne de blogumla ilgilenebiliyorum...

offf ne zor bir durummuş ya düşündükçe içimden bişeylerin eridiğini hisseder gibiyim hayırlısı diyip kendimi

 teselli etmeye çalışıyorum ama yinede kabullenmek çok zor...


her neyse bu konuyla başınızı şişirmek istemem çünkü  böyle giderse ben bu konudan sık sık

 bahsedecek gibiyim:)

gelelim kitaba,kitabın henüz 40 lı sayfalarındayım ama bize pek faydalı olacak gibi görünmüyor çünkü benim yaramaz pisim hiç durmadan bal yapmaz arılar gibi etrafımda vızıldıyor karnı tok altı kuru olan çocuğumu anlamakta zorluk çekiyorum aslında anlıyorum ama tek başıma çok zor oluyor hem ev işlerine yetişip,hem öğle yemeğini hazırlayıp hemde onunla uğraşmak beni çileden çıkarmaya yetiyor 15 dakikaya bir gelip onunla oynuyorum ama o daha fazlasını istiyor...oda haklı neticede çocuk ve oyun istiyor evdeki tek arkadaşı da benim ama bende bu evi çevirmek zorundayım evimiz dağınık olsa gelen gidenimiz eksik olmaz,onuda atalım bir kenara eşim öğlenleri yemeğe geliyor hem akşama hem öğlene ayrı ayrı yemek yapmak,bu aradada onunla uğraşmak...

çokmu abartıyorum bilmiyorum ama inanın çok ama çok yorucu...





gelelim bu prima kutusuna bu kutuyu geçen ay fethiyedeki carrefour dan almıştık indirimli fiyatı 31,90dı ve bize 1 ay gitmedi kelimenin tam anlamıyla (çok afedersiniz)hiç durmadan s......yoruz

ay bu bezlerde ne pahalı yaa....

acaba eskiden annelerimiz ne yapıyormuş bezleride ellerinde yıkıyorlarmış annem ne kadar zorlandığını hep anlatır,birde onu yapsak ölürüz heralde ben şahsım adına ölürüm sizi bilmem:)

bu konuda siz ne düşünüyorsunuz???

20 Temmuz 2011 Çarşamba

YUKATA





geçtiğimiz ay serrosenin yaptığı hediye etkinliğine bende katılmıştım ve kazandımmmm....

öncelikle sergül'e bu hediyeyi tatilinde vakit ayırıp yollama fırsatı bulduğu için ayrıca teşekkür ediyorum

daha önce blogdan hiç hediye kazanmamıştım

ve bu hediye sonuçlarını sevgili blog arkadaşım içimdengeldiğigibi bana söylediğinde inanamadım

inanırmısınız sergülün yayınladığı postu  tekrar tekrar okudum acaba gerçekten ben miyim diye 

özümde çok şansız olmama rağmen bu sefer ben kazandım işte

dün elime geçti

ve karşınızda YUKATA




paketi açarken eşim benden daha heyecanlıydı,


dur öyle açma... dur şurdan şöyle falan...


 görseniz tam komediydik oğlanı attık oyuncakların başına biz özenle paketi açtık ve


 içindende yukatanın yanı sıra


bu resimde gördüğünüz karışık çikolata çıktı muz, badem, çilek ve karamel dörtlüsünün harika tadı...


sergül, ben ve eşim sana çikolata için ayrıca kocaman teşekkürlerimizi yolluyoruz



ve işte buda yukatayı üstümde görmek isteyen blog arkadaşlarım için YUKATA

giyilişi çok zor, defalarca giymeye çalışmama rağmen yinede beceremedim burdan takip ederk giydim 

sağolsun eşimde çok yardım etti ve işte yukatalı hülya



umarım doğru olmuştur

 giyilişi zorda olsa giyince çok eğlenceli oluyor, ben çok zevk aldım değişik bir duygu yaşadım dün

 o paketi almak,o mutluluğu yaşamak,sıradan günlerin içinde insana ekstra mutluluk yaşatıyor...

hediyem için ayrıca teşekkür ediyorum

bu hediyeyi kullanamıcak bile olsam zevkle saklayıp sık sık sergülü hatırlıcam

TEŞEKKÜRLER....


17 Temmuz 2011 Pazar

BİZ ARTIK GİDİYORUZ...


























önümüzdeki perşembe gideceğimiz yer belli olacak ve biz artık bu güzel yerden gidicez...

nereyemi gidiyoruz muhtemelen urfa ceylanpınara 

burası eşimin ilk görev yeriydi ve bizi çok uzun soluklu bir maraton bekliyor

her 5yılda değişik yerler farklı insanlar...

tam alışmışken ayrılıklar...

ama

eminim hiç bir yerden ayrılmak burası kadar acı olmıcak

annemden babamdan tanıdık herkesten ayrılmak çok zor olacak benim için

bu kez gerçek anlamda evlendiğimi hissedicem


ve bu kez gerçekten gidicem...

16 Temmuz 2011 Cumartesi

mimmm




  dolunaycım beni mimlemiş...


öncelikle mim için teşekkür ediyorum


Mimin konusu şu ; evde yangın çıksa, evden sadece tek bır esya ,nesne cıkarmanız gerekirse bu ne olur ?


bende bunu naçizane cevaplıyorum...


dolunayında belirttiği gibi ufak bebeğimiz olduğu için öncelik telefonum olurdu.


ama bende şunu itiraf edeyim ki


bunu hep düşünmüşümdür eğer bir deprem ,yada allah korusun yangın gibi bir durumda eşim ve çocuğumun dışında gözlüklerim gelir hep aklıma malumunuz 8 numaralar ve onlar olmadan ben yapamam...




bende bu mimi aşağıdaki arkadaşlarıma paslıyorum









15 Temmuz 2011 Cuma

FETHİYEEEE.....


tatile gidemeyenler için fethiyeden bir kaç kare....

gidenler bilir bu kordon boyu çok güzeldir 

hani derler ya ''deniz kokusu''

''işte o kokuyu burda iliklerinize kadar hissedersiniz'' diyip sizi resimlerle başbaşa bırakıyorum

bu arada son bişey daha

böyle sakin olduğuna bakmayın pazar sabahı saat 9 civarı olduğu için her yer bomboş

yoksa cıvıl cıvıldır....






bu ilk 3 resmi yan yana düşünün... zaten devamıdır teknelerden anlaşıldığı gibi....








14 Temmuz 2011 Perşembe

çocuklarla doğru iletişim

ben biraz agresif bir yapıya sahibim,

ufacık şeylere çok büyük tepkiler verip yerli yersiz şeylere kızabiliyorum

daha da kötüsü bu agresifliğin üstüne  bir çocuğa sahibim...

bu agresif halimle ona haksızlık etmek 

hiç bilmeden yaptığı ufacık şeylere kızmak istemiyorum...

onu sabırlı,sakin yetiştirmek istiyorum 

geriye dönüp baktığında kötü anılar olmasın hayatında


umarım bu kitap faydalı olur,dün sipariş ettik sanırım c.tesi elimizde olur 


11 Temmuz 2011 Pazartesi

hamak



herkes nerde?
bloglar bomboş... ne yeni bir post, ne doğru dürüst yorum var...

 ayyy kış gelse bir an öncede herkes eve dönse...

 evdekiler için böyle sessizlik çok sıkıcı oluyor...

yazılarda renkli renkli

benim bayağı canım sıkılmış!!!

hadi bu şarkıyı dinleyelim...

10 Temmuz 2011 Pazar

pazar fotoğrafı....


ANNE GÜLÜ

söyleyecek başka söz bulamıyorum...

herkese mutlu pazarlar...

2 Temmuz 2011 Cumartesi

hediye etkinliği


                                      burayı tıklayarak sizde bu güzel hediyelere sahip olabilirsiniz


herkese bol şans....

pudralandım

burdaki postta bahsettiğim eşarplarım...

biri krem üzerine pudra 

diğeri direk pudra :)

bu eşarp sera twill diye bir marka daha önce ben hiç duymadım belki duyanlar wardır aramızda 

fethiyeye kap alamaya gittiğimde vitrinde bir eşarp gördüm alıyım diye girdim bunlarla çıktım 

kremin fiyatı 10 tl



gelelim bu eşarba ben buna ilk görüşte aşık oldum diyebilirim...

uzun zamandır twill eşarp almak istiyordum demekki şimdiye kısmetmiş...

ilgilenen kızı her ne kadar sevmesemde aldım yinede

çünkü burda''burası olmazsa başka yerden alırım'' deme imkanınız yok ben zaten dalamandan hiç birşey alamıyorum çünkü tesettür yada kapalıların giyeceği tarzda kıyafet satan yer yok mecburen fethiyeye gidyoruz orda da belli başlı 3-5 yer var...

her neyse bu eşarbımda mirayın

fiyatı 15 tl, pardesü modeliymiş adı örttüğünüz zaman fiyonklu yeri tam arkaya geliyor ve kapımın arkasındaki fiyonkla arkadaş oluveriyorlar 

sizce nasıl???

1 Temmuz 2011 Cuma

yeni ciciler...



ve karşınızda yeni cicilerim 

görüldüğü gibi son 1 ayda terlik kolik oldum durmadan terlik alıyorum

 burdaki postta da olduğu gibi son zamanlarda kendimi salmış vaziyetteyim

bu terliklerin rahatlığını beğeniyorum

ama bu yeni aldıklarım tamamen duygusal

neden mi çünkü kendime yeni aldığım kap'a uysun diye

söylemesi ayıptır oda pudra rengi onuda koymak istiyorum ama nedense bir türlü kendi üzerimde kombinleyip çekemedim

walla modayı takip eden bir tip değilim ama son zamanlarda şansımdan mı diyim 

yoksa şanssızlığımdan mı bilmiyorum ama hep pudra takılıyorum

beğendiğim kap'ın dahada önemlisi üzerime olan ve cuk diye oturan tek renk pudraydı

her ne kadar gri istesemde olmadı bende battı balık yan gider hesabı, aldıklarımı ona uydurayım istiyorum

pudra bir eşarp

pudra terlikler

ve pudra çanta ama o daha alınmadı


pazartesi benim doğum günüm onuda aşkıma havale ettim alır 

inşallah da kombinim bozulmaz :P

terliklerin böyle değişik açılardan çektiğime bakmayın yine pazardan aldım

fiyatımı?

söyleyimmi  söylemeyimmi bilemedim şimdi öbürlerine göre birazcık

 pahalı onlar 5 er liraydı

BU TAM TAMINA 25 TL, 30 du pazarlık yaptım 25 oldu :)

ayy pinti olduğumu düşünmeyin çok savurganımdır ama kıyafete 

çok paralar vermek bana tuhaf geliyor nedense işte böyle blogcum

sevgiler herkese

bu gün ne giysem????


modadan pek anlamam takipte etmem,sadece bana  yakışanı giyerim

ama

gelin görün ki bu programı seyretmeden duramıyorum

ayyy çok şekerler ya ıvana sert,hakan akkaya ve nur bir araya gelince tadı şahane olmuş

ama ben en çok her gelen yarışmacıya eleşrirel atlamasıyla hakana gülüyorum

ay bu ne adamdır ya hiç susmaz mı  bir insan 

yok çorap giymişsin olmamış çorap giyilir mi hiç,

yok elbisen uzun

çok ağır ve gereksiz eleştiriler yapıyor bazen ben yarışmacıların yerinde olsam terslerdim




ama nur başka

tamam kabul nur yerlitaş botokslu motokslu ama şeker kadın 

ben seviyorum walla programa ayrı bir renk katıyor

seyredenler bilir tatlı sert tavrı ve eleştirileriyle çok yakışıyor ekrana

ben onu ilk yemekteyizde izlemiştim ve tek kelimeyle  bayıldım diyebilirim

ya rabbi bu tatlılıktır ve bu ne kokoşluktur

yok yok seviyorum ben bu kadını belkide kokoşluğunu seviyorum bilmiyorum ama 

beni ekranda olması hiç rahatsız etmiyor...

gelelim ıvanaya oda bence en az nur yerlitaş kadar tatlı 

çat pat türkçesi ve elbiselere yaptığı minik dokunuşlarla farklı bir tarz yaratıyor

gerçekten bir ikon çünkü

ufak detayları çabuk fark edip mink müdahalelerle renk katıyor

sevdim ben bu üçlüyü...


28 Haziran 2011 Salı

paşa gönlün bilir...



demek ki neymiş artık anneyle babaya gereksiz eziyet etmiyormuşuz

demek ki neymiş artık büyümüşüz ve başımızın çaresine bakmamız gerekiyormuş

demek ki neymiş canımız isterse kendi başımıza uyuyabilirmişiz

ve en önemlisi paşa gönlün isterse bir karış boyuna bakmadan istediğin her şeyi yaptırabiliyorsun ve 

yapıyorsun tıpkı ben iş yaparken mız mızlanıp sonrasında kendi başına uyuduğun gibi


ah bunlar olmasa çekilirmi bu dünya 

bu yastık daima halının ortasındadır yorulursak gelir yatarız,

sıkılırsak gelir yuvarlanırız

ve en sonunda uykumuz gelincede sessiz sedasız uyuyakalırız....

sevdim ben bu işi ayakta sallamaya son :)


bu arada herkese hayırlı kandiller arkadaşlar bol dualı bir gün olsun inşallah

27 Haziran 2011 Pazartesi

bu gün ne pişirsem


sabahtan beri ev temizliyorum çok yoruldum

tabi ara ara gelip gidip bloguma bakmayı da ihmal etmiyorum:)

ayy walla ölmek üzereyim bir ben mi bu konuda dertliyim

yoksa herkeste var mı bu sıkıntı

akşama ne pişirsem telaşı beni öldürecek gidip dolabı açıyorum onumu yapsam bunu mu yapsam

karar veremiyorum

kadınları yaşlandınran en büyük faktörün yemek olduğu doğru

ben bulamıyorum ne pişireceğimi ben mi sorunluyum sizde de var mı bu 

hele beni bir teselli edin yoksa tırlatacam

kaynana hakları evrensel beyannamesi....

çok eskiden aldığım ve zevkle bir solukta okuduğum kitaptan paylaşmak istediğim bir bölüm umarım beğenirsiniz...


tüm kaynanalar hür doğarlar,hür yaşarlar,gelinlerine ve damatlarına hür olarak eziyet edip,hür olarak ölürler...

kaynanalar daima haklıdır,haklı olmadığı durumlarda da kaynana yine haklıdır.haklı değilse,kaynananın sülalesinden biri mutlaka haklıdır.hatta kaynananın komşusu bile haklıdır ama gelin ya da damat haklı değildir.

kaynanlar gelin yada damatları arasında dil,din,ırk ayrımı yapmazlar.herkese eşit derecede işkence ederler.herkesin kafasını eşit derecede şişirmenin yanında istedikleri her şeyi yapma hakkına sahiptirler...

kaynanalar gelinin evini istedikleri gibi değiştirip,istedikleri dolabı karıştırıp,evin içindeki eşya dağılımını istedikleri gibi yapmakta serbesttirler.gelin yada damat buna karışma hakkına sahip olmadıkları gibi,kaynananın değiştirdiği hiçbir eşyanın yerini başka yere koyma hakkına sahip değillerdir...

kaynananın yaptığı yemek her zaman en güzeli,söylediği söz en doğrusudur.kesinlikle karşı çıkılmaz,ve her seferinde övgüyle bahsedilmelidir.

kaynananın düşünme,düşündüğünü açıkça ifade edebilme,gelini dövüp,damadı tartaklama özgürlüğü vardır,bu özgürlükler gelin ve damat için asla geçerli değildir.

kaynanaların belli bir düşünce ve amaç etrafında birleşip,örgütsel faaliyetlerde bulunmaları en doğal haklarıdır.gelini ve damadı sinirlendirme,düşmanın ailesini geri püskürtme,ev içi karıştırma hareketleri ve mikser görevi yapma,akraba içi tüm eylemleri gerçekleştirme hakkına sahiptir.

seyahat etme özgürlüğü bütün kaynanaların hakkıdır.seyahatleri sırasında istedikleri evde,gelin ya da damadının evinde aylarca kalıp,istedikleri yerde yatarlar.bu kaynanaların en doğal hakkıdır.ve hiç kimse tarafından engellenemez,eğer engellenirse,olacaklardan kaynana sorumlu değildir.

iş kurma,iş batırma ve kurulacak işler konusunda karar verme,şirketlere ortak olma hakları tüm kaynanalara aittir.kendilerinden habersiz yapılan yeni bir iş yeri kurma planı için tüm huysuzlukları yapabilir ve bu kararı ellerinden alınamaz...

kimin hangi evde oturacağı,ne zaman ve hangi şartlarda taşınacağı,evin oda ve tuvalet sayısının belirlenmesi kaynananın hakları arasındadır.

her kim olursa olsun,kaynanaya yan gözle bakmak,olumsuz birşey söylemek,onun hakkında bir karar vermek gibi haklara sahip değildir...

TÜMKAYDER(Tüm Kaynanalar Derneği)adı altında faaliyet gösteren bütün kaynanalar,hayatta istedikleri her şeyi yapmakta özgürdürler,bu özgürlükler başkalarının haklarının bittiği yerde başlamaz,tam aksine özellikle gelin ve damatların özgürlüklerini,kayınpederin özgürlüklerini ve bilimum mahlukatı içine alır...

not: şebnem güler karacan/kaynanamın hakları...


beğenenler beğendiğinize dair yorum bırakırsanız  devamı gelecektir...

mutlu hafta sonları diliyorum herkese....

23 Haziran 2011 Perşembe

ishal olduk...


bebeğim ishal oldu 3 gündür geçmiyor çok endişeleniyorum,

 allahım ne olur geçsin bir an önce dün doktora gittik

kaka tahlili istedi bizim ki hastanede yapmadı saatlerce bekledik 

yapmadı,eve geldik 2 bez değiştirdik öğleden sonra yine gittk yine yapmadı

eve gelince yine 2-3 bez battı babamızda işinden dolayı sürekli izin alamıyor,

 burdaki hastanenin doktorları çok ilgisiz bizde ortacaya özel hastaneye gidiyoruz

ve saatlerce beklememize rağmen yapmadı gelincede halsiz bir halde yattı 

uyanınca çok ağlıyor

sanırım sancıları var doktorda tahlil yapmadan müdahale etmek istemiyor salgın varmış

 zehirli ishal olabilir diyor,

lütfen bebeklerinize ve çocuklarınıza çok dikkat edin yediklerine içtiklerine 

özen gösterin...

biz nasıl oldu anlamadık ama denize gittiğimizde mikrop kaptı diyoruz

ama nedeni ne hala bilmiyoruz dualarınızı eksik etmeyin 

hiç bişey yemek istemiyor sabahtan beri sadece 1 muz yedi 

şimdide pirinç çorbası yaptım nette araştırdım bol limonlu iyi geliyormuş inşallah yer

hayırlı haberlerle dönmek dileğiyle....

not:arkadaşlar bu konuda bildiklerinizi ve duyduklarınızı lütfen paylaşın...